Pandemi sürecinde bedensel rahatsızlıklar ve kayropraktik tekniği

Uzayan pandemi süreci ile birlikte hem hareketsizliğin hem de evden çalışma zorunluluğunun getirdiği bazı sağlık sorunları gün geçtikçe artıyor. Bilgisayar başında geçirilen zamana bağlı kronik boyun sırt ağrıları ve yine hareketsizliğe...

26 Mart 2021, 16:59 Funda Erkoç
Pandemi sürecinde bedensel rahatsızlıklar ve kayropraktik tekniği

Uzayan pandemi süreci ile birlikte hem hareketsizliğin hem de evden çalışma zorunluluğunun getirdiği bazı sağlık sorunları gün geçtikçe artıyor. Bilgisayar başında geçirilen zamana bağlı kronik boyun sırt ağrıları ve yine hareketsizliğe bağlı bel bacak ağrıları bu şikayetlerin başında yer alıyor. Dünyada popülerliği artan ve ülkemizde de giderek yaygınlaşan KAYROPRAKTİK yöntemi ile bu şikayetlerden kurtulmak ve oluşmadan önlemek mümkün.

Toplumun büyük çoğunluğunun cevap aradığı üç önemli soru için Akademisyen ve Kayropraktik uzmanı Doruk Turhan’dan bilgi aldık;

Pandemi ile birlikte evde hareketsiz geçirilen zaman sonucu vücut ağrılarımız ne kadar arttı?

Bir çoğumuzun yaşlanma ile birlikte bedensel şikayetleri de artar.

Fakat son 1 yıldır yaşadığımız pandemi süreci sadece yaş almaya bağlı değil aktif iş yaşamından evde masa başında sabit çalışma ortamına transfer olan bir çok kişinin karşılaştığı bir sorun halini almaya başladı.

Kısacası masa başı çalışanlar başta olmak üzere neredeyse herkesin bel, sırt, boyun ağrıları ivmeli bir biçimde arttı ve artmaya da devam ediyor.

Bu durumu pandemi sürecinin ilk birkaç ayından itibaren gözlemlemeye başladık, yani hareketsizliğin kısa vadeli sonuçları idi.

Pandemi sürecindeki pasif ve hareketsiz yaşamın çok daha ciddi olan orta-uzun vadeli sonuçlarına mutlaka değinmek gerekiyor. Hareket, bilişsel ve duygusal fonksiyonları besler. Öğrenme, hafıza, karar verebilme becerisi, duygu kontrolü ve hatta dürtü kontrolü gibi birçok nöral fonksiyon aktif yaşam ile desteklenebilir. Hareket etmeden yaşadığımız son 1 yıllık pandemi sürecinde kas iskelet ağrıları, denge ve koordinasyon kayıplarının yanı sıra yukarıda bahsettiğim bilişsel fonksiyonlarda da kayıp gözlemlemeye başladık. Bu durum anksiyete, depresyon ve panik bozukluk gibi problemler olarak kliniğe yansıyarak, kişilerin ağrı-hareketsizlik-ağrı döngüsüne saplanmasına sebep oluyor ve yaşam kalitelerini ciddi ölçüde düşürüyor.

Bu durum, normal adım sayılarının ve yürüyüşün dışında, haftanın 4 günü 40 dakikalık tempolu bir yürüyüşle beraber, haftanın 2 günü 30 dakikalık koşu, bisiklet yüzme gibi bir fiziksel aktivite ile önüne geçilebilir.

Pandemi sürecinde evden çalışmak zorunda olan çalışanları ileri de bekleyen bedensel tehlikeler nelerdir ? Bunlarla nasıl başa çıkılabilir?

Son 1 yıllık pandemi döneminde ofis çalışanları ergonomik ofislerinden, homofislere geçmek zorunda kaldı. Bu durum ve “rahat” çalışma ortamları ilk başta çalışanları sevindirse de, bir süre sonra bu durumun bedenleri üzerindeki fiziksel etkilerini gözlemleyince pek de olumlu olmadığı anlaşıldı.

Tüm ofis çalışanı için en önemli kavramdır ergonomi, ve birçok ofis de çalışanlara uygun ergonomi ile tasarlanmıştır. Dolayısıyla ofis ortamındaki masabaşı çalışanlar için, belli aralıkta molalar ve düzenli fiziksel aktivite sürekli oturmanın verdiği travmatik etkiyi minimize edebiliyordu. Fakat homofis ortamlarında, çalışanlar “ergonomi” kavramını tam anlamıyla terk etti ve bu durumun götürüleri de kısa bir sürede ortaya çıktı. Evden çalışıyor olmanın verdiği rahatlıkla kişiler oturma pozisyonuna önem vermemeye başladı ve fiziksel aktiviteleri de ciddi ölçüde azaldı. Bununla beraber bireyler omurgada eklem blokajları, kas imbalansları, boyun düzleşmesi, hareket kısıtlıkları ve hatta fıtıklaşmalar gibi birçok omurga problemi ile karşı karşıya gelebiliyorlar. Bir kayropraktik uzmanı olarak hastalara sürekli şu cümleyi telkin ediyorum: “probemi oluşmadan önlemek, tedaviden çok daha kolaydır”.

Fakat bu durumda maalesef kliniklere başvuran hastaların büyük bir kısmında homofis çalışmanın omurga üzerinde yarattığı bu olumsuz etkileri görebiliyoruz.

Ev ortamında dikkat edilmesi gereken hususları birkaç alt başlıkta inceleyebiliriz.

1- Monitör yüksekliği göz hizasında olmalı

2- Dizüstü bilgisayar kullanan çalışanlar mutlaka harici bir klavye ve ergonomik bir fare kullanmalı ve bu ekipmanları vücuda olabildiğince yakın tutmalı.

3- Ergonomik tasarlanmamış bir sandalye kullanıyorsa mutlaka bel desteği kullanılmalı.

Tüm bunların ötesinde 45-60 dakikada bir ayağa kalkıp, birkaç dakikalık yürümek veya bir dizi mola egzersizi yapmak, oturmanın verdiği travmatik etkiyle başa çıkmaya yardımcı olmaktadır.

Sosyal medya ve telefon İLE fazla vakit geçirmenin vücudumuzdaki olumsuz etkilerinden nasıl kurtulabiliriz?

21. yüzyılda hayatımıza giren tablet ve telefonlar zamanımızın çok büyük bir kısmını kaplamaya başladı. Bununla beraber sıklıkla gördüğümüz boyun düzleşmesi durumlarında ivmeli bir artış görmeye başladık. 5 kişiden 4’ünde gözlemlediğimiz boyun düzleşmesi, çok yaygın olmasının yanı sıra bir tanı değildir. Hatta bu durumla beraber “text-neck” (kısa mesaj boynu) kavramı literatüre gitmeyi başardı.

Boyun bölgesinin mekanik fonksiyonu gereği, düzleşen boyun eğriliği tek başına bir şey ifade etmemekle beraber boyun fıtıklarına zemin hazırlamaktadır. Boyun düzleşmesi görülen vakaların çok büyük bir kısmında en ez bir diskte fıtık başlangıcı görmekteyiz. Bu yüzden tek başına major bir problem olarak görmesek de bu duruma karşı mutlaka önlem alınması gerekmekte aksi takdirde kişiyi geri dönüşü sancılı bir süreçle başbaşa bırakabilmektedir.

Bu durumu önlemek ve vücudun başa çıkabilmesini sağlamak adına:

1- Sosyal medya ve akıllı telefonlarda geçirdiğimiz zamanı kısıtlayın. Gerekiyorsa hatırlatıcı bir uygulama kullanın.

2- Oturur pozisyonda isek bacakların üstüne bir yastık vb. destek alarak dirseklerinizi yükseltin. Bu yolla telefona bakmak için boynun öne eğilmesini azalacaktır.

3- 1LT su dolu plastik bir su şişesini boyun altına koyup sert bir zeminde 2-3 dakika sırt üstü uzanın.

Unutmamalıyız ki, oluşmadan önlemek, oluştuktan sonra düzeltmekten çok daha kolaydır.

Yorumlar (0)
26
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
Sizce gelmiş geçmiş en iyi yabancı dizi hangisi?
Sizce gelmiş geçmiş en iyi yabancı dizi hangisi?
Puan Durumu
Takımlar O P
1. Beşiktaş 40 84
2. Galatasaray 40 84
3. Fenerbahçe 40 82
4. Trabzonspor 40 71
5. Sivasspor 40 65
6. Hatayspor 40 61
7. Alanyaspor 40 60
8. Karagümrük 40 60
9. Gaziantep FK 40 58
10. Göztepe 40 51
11. Konyaspor 40 50
12. Başakşehir 40 48
13. Rizespor 40 48
14. Kasımpaşa 40 46
15. Malatyaspor 40 45
16. Antalyaspor 40 44
17. Kayserispor 40 41
18. Erzurumspor 40 40
19. Ankaragücü 40 38
20. Gençlerbirliği 40 38
21. Denizlispor 40 28
Takımlar O P
1. Adana Demirspor 34 70
2. Giresunspor 34 70
3. Samsunspor 34 70
4. İstanbulspor 34 64
5. Altay 34 63
6. Altınordu 34 60
7. Ankara Keçiörengücü 34 58
8. Ümraniye 34 51
9. Tuzlaspor 34 47
10. Bursaspor 34 46
11. Bandırmaspor 34 42
12. Boluspor 34 42
13. Balıkesirspor 34 35
14. Adanaspor 34 34
15. Menemenspor 34 34
16. Akhisar Bld.Spor 34 30
17. Ankaraspor 34 26
18. Eskişehirspor 34 8
Takımlar O P
1. Man City 38 86
2. M. United 38 74
3. Liverpool 38 69
4. Chelsea 38 67
5. Leicester City 38 66
6. West Ham 38 65
7. Tottenham 38 62
8. Arsenal 38 61
9. Leeds United 38 59
10. Everton 38 59
11. Aston Villa 38 55
12. Newcastle 38 45
13. Wolverhampton 38 45
14. Crystal Palace 38 44
15. Southampton 38 43
16. Brighton 38 41
17. Burnley 38 39
18. Fulham 38 28
19. West Bromwich 38 26
20. Sheffield United 38 23
Takımlar O P
1. Atletico Madrid 38 86
2. Real Madrid 38 84
3. Barcelona 38 79
4. Sevilla 38 77
5. Real Sociedad 38 62
6. Real Betis 38 61
7. Villarreal 38 58
8. Celta de Vigo 38 53
9. Granada 38 46
10. Athletic Bilbao 38 46
11. Osasuna 38 44
12. Cádiz 38 44
13. Valencia 38 43
14. Levante 38 41
15. Getafe 38 38
16. Deportivo Alaves 38 38
17. Elche 38 36
18. Huesca 38 34
19. Real Valladolid 38 31
20. Eibar 38 30