YÜKSEK YAĞLI GIDALAR

Yüksek yağlı yiyecekler mide ekşimesine neden olabilir. Yüksek yağlı yiyeceklerin mide ekşimesini tetiklemesinin iki yolu vardır. İlk olarak özofagus sfinkterini yemek borusu ve mide arasında bir bariyer görevi gören kası gevşetebilirler. Bu kas gevşediğinde mide asidi mideden yemek borusuna kaçabilir ve mide ekşimesine neden olabilir. İkincisi, yüksek yağlı gıdalar kolesistokinin (CCK) hormonunun salınmasını uyarır. Bu hormon ayrıca alt özofagus sfinkterini gevşetebilir ve asit reflüye neden olabilir.

NANE

Nane tüketiminin mide ekşimesine neden olabileceğine dair bazı kanıtlar vardır. Bir çalışma, yüksek dozda nane alımı ile asit reflü semptomları arasında bağlantı olduğu bulundu. Şaşırtıcı bir şekilde nane alt özofagus sfinkterini gevşetmedi. Bunun yerine araştırmacılar nanenin yemek borusunu tahriş ederek mide ekşimesine neden olabileceğine inanmaktadırlar. 500’den fazla kişiyle yapılan bir başka çalışmada, günlük olarak nane çayı tüketenlerin iki kez mide ekşimesi riski olduğu bulundu. Bununla birlikte, nane ve mide ekşimesi arasında bir bağlantı olduğuna dair sınırlı kanıt vardır. Nanenin mide ekşimenizi daha da kötüleştirdiğini düşünüyorsanız, bundan kaçınmak en iyi yoldur.

BAHARATLI YİYECEKLER

Genellikle sindirim hızını yavaşlatabilecek kapsaisin adı verilen bir bileşik içerirler. Bu bileşik yiyeceklerin midede daha uzun süre kalmasını sağlar ve sindirimi yavaşlatmaktadır. Bu da mide ekşimesi için bir risk faktörüdür. Ek olarak, baharatlı yiyecekler zaten iltihaplı bir yemek borusunu tahriş edebilir ve bu mide ekşimesi semptomlarını kötüleştirebilir. Bu nedenle mide ekşimesi varsa baharatlı yiyecek alımınızı azaltmak en iyisidir.

SOĞAN

Özellikle çiğ olarak tüketilen soğan mide ekşimesi için bir tetikleyicidir. Bu listedeki diğer yiyecekler gibi soğan da asit reflü ve mide ekşimesi semptomlarına neden olabilecek alt özofagus sfinkterini gevşetebilir. Ek olarak soğan geğirmeye neden olabilecek zengin bir fermente lif kaynağıdır. Geğirme asit reflü semptomlarını şiddetlendirebilir. Fermente edilebilir lif soğanları, sindirim sorunlarını tetikleyebilen bir grup bileşik olan FODMAP’lerden oluşur.

Kış aylarındaki öksürük KOAH olabilir! Kış aylarındaki öksürük KOAH olabilir!

ÇİKOLATA

Çikolata, mide ekşimesi için başka bir yaygın tetikleyicidir. Yüksek yağlı yiyecekler gibi çikolata da alt özofagus sfinkterini gevşetebilmektedir. Bu durum mide asidinin yemek borusuna kaçmasına ve mide ekşimesine neden olabilir. Ayrıca çikolata “mutluluk hormonu” denilen serotonin içeren kakaodan yapılır. Ne yazık ki serotonin alt özofagus sfinkterini de gevşetebilmetedir. Son olarak çikolata teobromin ve kafein bileşiklerini de içerir. Her ikisi de alt özofagus sfinkterini gevşemeye teşvik edebilir.

KAHVE

Bazı insanlar kahve tüketirken mide ekşimesi yaşayabilir. Kahvenin asit reflü ve mide ekşimesi riskini artırabilecek alt özofagus sfinkterini gevşettiği gösterilmiştir. Bazı çalışmalar kafeinin suçlu olduğunu göstermektedir. Bununla birlikte çalışmalar sadece kafeinin etkilerine baktı ve semptomları tetiklemeyebileceğini keşfetti. Bu durumda kahvede bulunan diğer bileşikler sorumlu olabileceği düşünülmüştür. Yapılan diğer çalışmalarda ise kahve ve reflü semptomları arasında bir bağlantı bulunamadı. Araştırma sonuçsuz kalsa da kahveyi tolere ederseniz bundan kaçınmaya gerek yoktur. Kahve siz de reflü ve mide ekşimesi gibi sorunlar geliştirirse bundan kaçınmak veya alımınızı sınırlamak en iyisidir.

GAZLI İÇECEKLER

Gazlı içecekler de yaygın mide ekşimesi sebeplerindendir. Araştırmalar bu içeceklerin özofagus sfinkterini gevşetebileceğini ve mide asidini artırabileceğini gösteriyor. Bir çalışmada, bilim adamları 15.000’den fazla insanın uyku düzenini gözlemlediler ve yaklaşık % 25’inin gece mide ekşimesi yaşadığını tespit ettiler. Daha fazla araştırmanın ardından araştırmacılar gece mide ekşimesinin gazlı alkolsüz içecekler içmek de dahil olmak üzere çeşitli faktörlerle güçlü bir şekilde bağlantılı olduğunu keşfetti. Bir başka çalışmada, karbonatlı içecek tüketen kişilerin mide ekşimesi gibi reflü semptomları geliştirme riskinde % 69 daha yüksek olduğu bulundu.