Gizli şeker terimi tam olarak, kan şekerinin olması gerekenden yüksek ama şeker hastası kabul edilmeyecek seviyede olduğu durumlarda kullanılmaktadır. Yani yapılan açlık-tokluk kan testleri neticesinde çıkan sonuçlar, normal aralıkta seyretmez. Fakat, tip 2 diyabet teşhisikonacak kadar da fazla seyretmediği için gizli şeker adı verilmektedir.

Yani diyabet hastası değiller ama diyabet hastası adayı oldukları için gerekli önlemleri almaları çok önemlidir. Hatta istatistiklere göre, gizli şeker hastalarına 10 yıl sonra tip 2 diyabet teşhisi konmaktadır.

Yüksek risk grubu içerisinde yer almak can sıkıcı bir durum olsa da, durum bilinip tedbirler alındığı takdirde hiçbir soruna sebep olmamaktadır.

Gizli şeker teşhisi aşamasında, hem açlık hem tokluk testine bakılarak değerlendirmeye alınır ancak çoğunlukla hastalardaki açlık şekeri düzeyleri normalken, tokluk şekeri düzeylerinde dalgalanmalar söz konusudur. Bu yüzden gizli şekere bakılırken referans alınan kan testi daha çok tokluk kan şekeri testidir. Gizli şeker, dengeli beslenme planıyla kontrol altında tutulabilmektedir.

Gizli şekerin teşhisi oldukça önemlidir çünkü diyabet teşhisi konulan bireylerin yaklaşık olarak %20’sinde organ hasarı meydana gelmektedir ve vakalarda görmede bozukluk, kalp krizi riski gibi sorunlar meydana gelmektedir. Önceden bilinerek gerekli önlemlerin alınması hastalara büyük zaman kazandırmaktadır.

Gizli şekerde, ortadaki olumsuz faktörler kaldırılırsa, bozukluklar geri döndürülebilir. Gizli şeker tespit edilen vakalarda, hayat tarzında meydana gelen doğru değişiklikler ve tedaviyle hastalığın gelişimi önlenebilir.

gizli şeker

Gizli Şeker Belirtileri Nelerdir?

Gizli şeker tanısı, açlık-tokluk kan testlerine bakılarak yapılsa da, hastayı buna itecek belirtiler mevcuttur. Kişinin çok sık acıkma, hızlı yemek yeme, açlığa tahammülsüzlük gibi belirtiler gösterdiği görülür. Bir nevi diyabet hastası adayları oldukları için, verdikleri belirtiler de diyabetik belirtilerdir.

Gizli Şekerin Belirtileri ve Semptomları İse;

  • Vücut ağırlığında meydana gelen artış, obezite
  • Sık açlık hissetme ve çok yemek yeme ihtiyacı
  • Yüksek kan basıncı
  • Ani sinir, öfke atakları
  • Kolesterolünün artması
  • Halsizlik, yorgunluk hali
  • Odakta zorluk
  • Susuzluk, ağızda kuruluk hissi
  • Su tüketiminin normalin üzerinde olması
  • Bulanık görme
  • Uyku sorunları
  • Ciltte meydana gelen koyulaşmalar, renk değişiklikleri

Açlık ve tokluk kan şekeri arasındaki dalgalanmaları da göz önünde bulundurursak, kan şekerindeki dengesizlik tatlı yeme krizleri ile gündeme gelmektedir.

Gizli şekerin en önemli semptomlarından biri de halsizlik ve uyuklama halidir. Gizli şeker belirtilerinin bir de gözle görülür boyutu vardır. Baş, boyun ve ense bölümlerinde terlemeler, ani öfke krizleri de karakteristiktir. Bu süreçte normal dışı kilo alış verişi gündemde olabilmektedir.

Gizli şeker hastalarının en yaygın hastaneye başvurma nedenleri, ani şeker düşmesi ataklarıdır. Normal bir bireyin, öğün aralıkları yaklaşık 4 ila 5 saat arasında seyrederken, gizli şeker beraberinde bu süre 2 saate kadar inmektedir. Eğer hastada gizli şeker var ve normal bir bireyin yeme aralığında besin tüketiyorsa, öğün saatinde şekeri düşmüş olabilir. Bu da hastanın ya çok hızlı yemek yemesine ya da tatlı krizin girmesine sebep olabilir.

Gizli Şeker Risk Faktörleri Nelerdir?

Ağız kokusunun nedenleri! Ağız kokusu nasıl giderilir? Ağız kokusunun nedenleri! Ağız kokusu nasıl giderilir?
  • Ailesel genetik faktör
  • Hipertansiyon
  • Gebelikte şeker hastası olma
  • Kötü beslenme
  • Hareketsiz yaşam
  • Kilo fazlalığı

Bu gibi faktörler gizli şeker riskini gün yüzüne çıkarmaktadır. Risk grubundaki bireylerin düzenli şeker takibinden geçmesi büyük önem arz etmektedir.

Gizli Şeker Tanısı Nasıl Koyulur?

Bir kişiye şeker hastalığı tanısı konulması adına bakılan faktörler; açlık-tokluk kan şekeri, üç aylık kan şekeri değeri (Hemoglobin A1C), şeker hastalığına bağlı organ ve doku hasarı varlığıdır.

Açlık Kan Şekeri Testi: 8 saatlik açlığın ardından alınan kan örneği ile yapılır. Sağlıklı bireyde açlık kan şekerinin 100 mg/dl altında seyretmesi beklenir.

Oral Glikoz Tolerans Testi (OGTT): Şeker yükleme testi de denilen bu testte öncelikle açlık şekeri ölçülür ardından hastaya bir sıvı bir madde içirilir ve sıvıyı içtikten 2 saat sonra tekrar şeker ölçümü yapılır. Bu değerin 140 mg/dl altında olması bireyin sağlıklı olduğunun göstergesidir. Fakat 140 ila 199 mg/dl arasında bir değer mevcutsa gizli şeker, 200 mg/dl’den fazlaysa da diyabetten söz edilir.

Hemoglobin A1C Testi: Kan şekerinin uzun bir süre zarfı boyunca yüksek seyretmesi, kırmızı kan hücrelerinin glikozla birleşmesine ön ayak olur. Bu durum son 2-3 aylık kan şekerinin belirlenmesinde kullanılır. Kişinin HbA1C test sonucu %5, 6 veya daha azsa normaldir, %5, 7 ila %6, 4 aralığındaysa gizli şekere sahiptir, %6, 5 ve üstüyse de şeker hastasıdır.

Sağlıklı bir bireyde açlık kan şekeri 70 ila 100 mg/dl aralığında seyretmektedir. Şeker hastalığı tanısı koyulabilmesi için gereken referans değerleri:

  • Açlık kan şekerinin 125 mg/dl üstünde olması
  • Tokluk kan şekerinin 200 mg/dl üstünde olması
  • HbA1c değerinin 6, 5 mg/dl üstünde olması
  • Göz, böbrek, sinir hücreleri gibi çeşitli dokularda şeker hastalığına bağlı hasarın varlığı

Gizli şeker ise;

  • Bir kişide ölçülen açlık kan şekeri 100 ila 124 mg/dl aralığında ölçüldüğünde bozulmuş kan şekerinden bahsedilir.
  • Bireyde tokluk kan şekeri 140 ila 199 mg/dl aralığında oluyorsa bozulmuş glikoz toleransı gündemde olur.
  • HbA1c değeri, 5, 5 ila 6, 4 aralığında tespit edilen kişilerde de 3 ay boyunca kan şekerinin yüksek seyrettiği durumlarda gizli şekerden söz edilebilir.
  • Gizli şeker tanısı koyulan bireyler, potansiyel diyabet hastalarıdır. Ancak bu durum, uygulanılan uygun tedavi ve önlemlerle ortadan kaldırılabilir. Fakat diyabete dönüşürse, geri dönüşü olmamaktadır.
  • OGTT ile Diyabet ve Pre-diyabet Nasıl Saptanır?
  • OGTT’de bireyin açlık kan şekeri ölçülür, daha sonra glikoz bakımından zengin içecek içtikten 2 saat sonra tekrar ölçülür. Normal bir bireyde kan şekeri 2 saatlik süre zarfı sonunda 140 mg/dl’nin altındadır. 2.saat kan şekeri 140 ila 199 mg/dl arasında seyrediyorsa gizli şeker, 200mg/dl üstünde değer alıyorsa şeker hastalığı tanısı konur.

Gizli Şeker Tedavisi Nasıl Yapılır?

Gizli şeker teşhisi alan vakalarda şeker hastalığı gelişmesi önüne geçilebilmesi için gerekli aksiyonlar derhal alınmalıdır. Pre-diyabet tedavisinde esas amaç, insülinin normal fonksiyonuna dönüşümünün sağlanmasıdır. Bunun için de ilk adım insülin direncini meydana getiren etkenlerin ortadan kaldırılmasıdır. Bu noktada yapılabilecekler:

  • Sağlıklı ve dengeli beslenilmeli ve karbonhidratlı gıdalardan kaçınılmalıdır. Diyetisyen kontrolünde hastaya özgü beslenme programları şekillenmelidir.
  • Düzenli egzersiz yapmaya özen gösterilmelidir.
  • Vücudun ideal kilosunda olması sağlanmalıdır. Vücut kitle indeksinin 18-25 aralığına gelmesi gerekmektedir.
  • Sigara ve alkol tüketiminin önüne geçilmelidir.
  • Bu önlemlerin yeterli gelmediği durumlarda, hekim değerlendirmesi beraberinde hastaya oral(ağızdan) diyabetik ilaçlar verilebilmektedir. Kan testleri sonucunda gizli şeker tespit edilen bireyin zaman kaybetmeden doktora görünmelidir.

Şeker hastalığı ilerleyici bir süreç olduğundan ötürü, başlangıçtaki risk faktörlerinin farkında olunmalı, riski taşıyan bireylerin de daha sık kontrolden geçmesi gerekmektedir.